Description:Kıraathane Kitapları’nın üçüncü, Kitap Stüdyosu’nun ilk kitabıyla merhaba. Kıraathane Kitapları bizim Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi ile eş zamanlı olarak kurduğumuz, kâr amacı gütmeyen, bütün kazancını yine kitaba yatıracak olan yayınevimiz. Küçük adımlarla, özellikle Türkçede hak ettiği yeri bulamadığına inandığımız çağdaş yazarların eserlerinin çevrilmesine odaklanarak başladık, bir süre de böyle devam edeceğiz. Kitap Stüdyosu ise yavaş yavaş hayata geçirdiğimiz bu hayalin parçalarından biri, hem İstanbul Edebiyat Evi’nin bir odasının hem de bu odada başlayıp burada kalmayan, duvarları aşıp kendisine yeni muhataplar arayan konuşmaları size sunacağımız yayın dizimizin adı. Kitap Stüdyosu’nda birbirine bir şeyler anlatma, birbirini dinleme, birbiriyle konuşarak düşünme alışkanlığına sahip dostlarımızı konuk ediyor ve onlardan, hayatlarında, eserlerinde, duruşlarında önemli yeri olduğunu bildiğimiz bir konu üzerine konuşmalarını, bu konudaki fikirlerini konuşarak derinleştirmelerini istiyoruz. Onları kendi aralarında bir diyaloga davet ediyoruz yani. Birbirlerine ne söyleyeceklerinin, sözü nereye vardıracaklarının merakıyla, aralarındaki diyalogun daha geniş bir toplumsal konuşmanın başlamasına vesile olmasını dileyerek.Kitap Stüdyosu’nun ilk konukları Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç, onlara önerdiğimiz konu ise “haysiyet” idi. İki değerli yazar haysiyet kavramının kendileri için taşıdığı anlam ve bu kavramın hayatın içinde açtığı yollar üzerine, İstanbul Edebiyat Evi’nde baş başa iki uzun buluşmayla başlattıkları diyalogu başka buluşmalarla genişlettiler. Altı aya yayılmış bir birlikte düşünme egzersizi yaptılar ve bu zaman zarfında konuşa konuşa kapsamlı bir ortak metin ürettiler.Hepimizi haysiyet üzerine daha fazla düşünmeye davet etmesini umduğumuz bu metni Kitap Stüdyosu’nun ilk kitabı olarak sunmaktan mutluluk duyuyoruz.Haysiyet'ten bir bölüm:ÜK Sebepsiz yere gözaltına alınabiliyorsam, tutuklanabiliyorsam, işim, telefonum, bilgisayarım, giderek evim, malım mülküm elimden alınabiliyorsa dünyadaki yerim, köküm buna göredir. Tam bir varoluş sayılmaz bu. İnsan olduğumu, haklarımın bulunması gerektiğini biliyorum, duymuşum öğrenmişim bir defa. Bunlar olmayınca elbette kendimi yarım yamalak, eğreti ve tabii haysiyeti kırılmış hissedeceğim. “Ya haysiyetsiz yaşayacaksın ya da hiç”e mahkûm olmak demek sivil ölüm. Baskıdan kaçmaya çalışabilirsin, yeni yollar bulup oralardan yürümeye çalışabilirsin. Her halükârda seçmediğin, zorlandığın seçenekler arasında gidip geldiğini bileceksin. Sivil ölüme zorlanırken haysiyet meselesini aşmak kolay değil. Çocukların varsa beslemen, okutman lazım…GB Sivil ölüm konusu ile haysiyet ilişkisini ben tam olarak böyle tarif etmem. Devlet ya da hükümet, muhaliflerini susturmak, yok etmek isteyebilir. Bu elbette aynı zamanda haysiyete yönelik bir tehdittir. Senin, özgürlüklerini, haklarını elinden alarak haysiyetini kıracağını sanıyor. Ama diyelim bir mühendisin limon satmak zorunda kalışı haysiyetsizlik değildir. Aslanlar gibi satarsın icap ederse. Senin başarısızlığın değil ki bu, zalimin zulmü. Burada bir haysiyet sorunu varsa o da onu bu durumda bırakana aittir. Yani hükümet ya da devlet artık her ne diyeceksek, haysiyetsiz odur. Mağdurun haysiyeti uğradığı zulümden ötürü kırılmaz. Ne zaman kırılır? Karşı tarafa geçtiği zaman, zulmedenin açısında durduğu zaman kırılır.(tanıtım bülteninden)We have made it easy for you to find a PDF Ebooks without any digging. And by having access to our ebooks online or by storing it on your computer, you have convenient answers with Haysiyet. To get started finding Haysiyet, you are right to find our website which has a comprehensive collection of manuals listed. Our library is the biggest of these that have literally hundreds of thousands of different products represented.
Description: Kıraathane Kitapları’nın üçüncü, Kitap Stüdyosu’nun ilk kitabıyla merhaba. Kıraathane Kitapları bizim Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi ile eş zamanlı olarak kurduğumuz, kâr amacı gütmeyen, bütün kazancını yine kitaba yatıracak olan yayınevimiz. Küçük adımlarla, özellikle Türkçede hak ettiği yeri bulamadığına inandığımız çağdaş yazarların eserlerinin çevrilmesine odaklanarak başladık, bir süre de böyle devam edeceğiz. Kitap Stüdyosu ise yavaş yavaş hayata geçirdiğimiz bu hayalin parçalarından biri, hem İstanbul Edebiyat Evi’nin bir odasının hem de bu odada başlayıp burada kalmayan, duvarları aşıp kendisine yeni muhataplar arayan konuşmaları size sunacağımız yayın dizimizin adı. Kitap Stüdyosu’nda birbirine bir şeyler anlatma, birbirini dinleme, birbiriyle konuşarak düşünme alışkanlığına sahip dostlarımızı konuk ediyor ve onlardan, hayatlarında, eserlerinde, duruşlarında önemli yeri olduğunu bildiğimiz bir konu üzerine konuşmalarını, bu konudaki fikirlerini konuşarak derinleştirmelerini istiyoruz. Onları kendi aralarında bir diyaloga davet ediyoruz yani. Birbirlerine ne söyleyeceklerinin, sözü nereye vardıracaklarının merakıyla, aralarındaki diyalogun daha geniş bir toplumsal konuşmanın başlamasına vesile olmasını dileyerek.Kitap Stüdyosu’nun ilk konukları Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç, onlara önerdiğimiz konu ise “haysiyet” idi. İki değerli yazar haysiyet kavramının kendileri için taşıdığı anlam ve bu kavramın hayatın içinde açtığı yollar üzerine, İstanbul Edebiyat Evi’nde baş başa iki uzun buluşmayla başlattıkları diyalogu başka buluşmalarla genişlettiler. Altı aya yayılmış bir birlikte düşünme egzersizi yaptılar ve bu zaman zarfında konuşa konuşa kapsamlı bir ortak metin ürettiler.Hepimizi haysiyet üzerine daha fazla düşünmeye davet etmesini umduğumuz bu metni Kitap Stüdyosu’nun ilk kitabı olarak sunmaktan mutluluk duyuyoruz.Haysiyet'ten bir bölüm:ÜK Sebepsiz yere gözaltına alınabiliyorsam, tutuklanabiliyorsam, işim, telefonum, bilgisayarım, giderek evim, malım mülküm elimden alınabiliyorsa dünyadaki yerim, köküm buna göredir. Tam bir varoluş sayılmaz bu. İnsan olduğumu, haklarımın bulunması gerektiğini biliyorum, duymuşum öğrenmişim bir defa. Bunlar olmayınca elbette kendimi yarım yamalak, eğreti ve tabii haysiyeti kırılmış hissedeceğim. “Ya haysiyetsiz yaşayacaksın ya da hiç”e mahkûm olmak demek sivil ölüm. Baskıdan kaçmaya çalışabilirsin, yeni yollar bulup oralardan yürümeye çalışabilirsin. Her halükârda seçmediğin, zorlandığın seçenekler arasında gidip geldiğini bileceksin. Sivil ölüme zorlanırken haysiyet meselesini aşmak kolay değil. Çocukların varsa beslemen, okutman lazım…GB Sivil ölüm konusu ile haysiyet ilişkisini ben tam olarak böyle tarif etmem. Devlet ya da hükümet, muhaliflerini susturmak, yok etmek isteyebilir. Bu elbette aynı zamanda haysiyete yönelik bir tehdittir. Senin, özgürlüklerini, haklarını elinden alarak haysiyetini kıracağını sanıyor. Ama diyelim bir mühendisin limon satmak zorunda kalışı haysiyetsizlik değildir. Aslanlar gibi satarsın icap ederse. Senin başarısızlığın değil ki bu, zalimin zulmü. Burada bir haysiyet sorunu varsa o da onu bu durumda bırakana aittir. Yani hükümet ya da devlet artık her ne diyeceksek, haysiyetsiz odur. Mağdurun haysiyeti uğradığı zulümden ötürü kırılmaz. Ne zaman kırılır? Karşı tarafa geçtiği zaman, zulmedenin açısında durduğu zaman kırılır.(tanıtım bülteninden)We have made it easy for you to find a PDF Ebooks without any digging. And by having access to our ebooks online or by storing it on your computer, you have convenient answers with Haysiyet. To get started finding Haysiyet, you are right to find our website which has a comprehensive collection of manuals listed. Our library is the biggest of these that have literally hundreds of thousands of different products represented.