Read Anywhere and on Any Device!

Special Offer | $0.00

Join Today And Start a 30-Day Free Trial and Get Exclusive Member Benefits to Access Millions Books for Free!

Read Anywhere and on Any Device!

  • Download on iOS
  • Download on Android
  • Download on iOS

The Prisoners

Unknown Author
4.9/5 (31057 ratings)
Description:Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden biri olan Orhan Kemal'in başyapıtlarından biri olan 72. Koğuş, insan haysiyetinin düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını ve sevgisini korumuş olan Orhan Kemal, bu derin çukura yuvarlanmış olan insanların, en yakınını bile üç kuruşa vurabilecek kadar alçalmış olanların dünyasını bir koğuşun karanlığında anlatırken bile direnişin sesini duyuruyor okurlarına. Alçalışın bile yok edemeyeceği insanlık onurunu dile getiriyor.Orhan Kemal'in kitapları bîr okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Orhan Kemal'in kitapları bîr okurum hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir.“Eşe dosta selam, inandığım doğruların adamı oldum, böyle yaşadım, karınca kararınca bu doğruların savaşını daha çok sanatımda yapmaya çalıştım, kursağıma hakkım olmayan bir tek kuruş dahi girmemiştir.” Orhan Kemal (ölümünden üç ay önce yazdığı bir söz)Orhan Kemal’in başyapıtlarından 72.Koğuş, insan onurunun düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir.Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını ve sevgisini korumuş olan Orhan Kemal; okurlarına, bu derin çukura yuvarlanmış olan insanların, en yakınını bile üç kuruşa vurabilecek kadar alçalmış olanların dünyasını bir koğuşun karanlığında bile direnişin sesini duyuruyor. Alçalışın bile yok edemeyeceği insanlık onurunu dile getiriyor.1938′de Niğde’de askerliğini yaparken “Maksim Gorki ve Nazım Hikmet kitapları okumak”, “yabancı rejimler lehinde propaganda ve isyana muharrik” suçundan 5 yıl hapis cezasına mahkum edilen Orhan Kemal,1940′ta, Bursa Cezaevi’nde tanıştığı Nazım Hikmet’in görüşlerinden etkilendi; kendisinden Fransızca, felsefe, siyaset dersleri aldı. Orhan Kemal’i şiir yerine roman ve öykü yazmaya teşvik eden de Nazım Hikmet oldu. Özgürlüğüne kavuşmasından sonra 1954 yılında Orhan Kemal adıyla 72. Koğuş hikâyesinin yazarı olur.‘Âdemoğlu’nun dibe vurduğu an – Murat Özer(04/03/2011 tarihli Radikal Kitap Eki)Orhan Kemal ya da gerçek adıyla Mehmet Raşit Öğütçü, edebiyatımızın ‘gerçekçi’ damarının en önemli temsilcilerinden biridir kuşkusuz. Nâzım Hikmet’le Bursa Cezaevi’ndeki kader ortaklığının ardından edebiyata kanalize olan ve ‘yitik’ yaşamlara uzattığı aynayla kendi biçemini ortaya çıkarma becerisini gösteren yazar, Türkiye’nin (aynı zamanda devletin) yaşadığı (yaşattığı) ‘çözülme’yi ilk elden yansıtmasıyla benzersiz bir ‘saptayıcı’ olmayı da başarır eserlerinde. Temelde hikâye ve romanlarıyla öne çıksa da, oyun yazarlığıyla da dikkat çeker Orhan Kemal.Daha sonra oyunlaştırdığı uzun hikâye formundaki 1954 tarihli başyapıtı ‘72. Koğuş’, Orhan Kemal’in bir ‘gözlemci’ olarak gösterdiği yetkinliğin en önemli yansımalarından biridir. Türkiye’nin hem politik hem de toplumsal olarak zor bir dönemden geçtiği 2. Dünya Savaşı yıllarında bir cezaevini mekan edinen bu hikâye, cezaevinin ‘çulsuzlar’ının bir araya geldiği 72. koğuşta yaşanan sağlam bir trajediyi ameliyat masasına yatırır. Bütün olumsuz koşullara rağmen koğuşun ‘adam’ gibi kalabilen tek mahkûmu olan Ahmet Kaptan’ın beklenmedik bir çıkışla başlayıp sürekli dibe doğru sürüklenen serüvenini takip ederiz. Annesinden gelen 150 lirayla ‘ağa’ statüsüne taşınan bu karakter, kendisinden ziyade çevresindekileri mutlu etmeye çalışır, koğuştaki diğer mahkûmların ihtiyaçlarını giderir. Kadınlar koğuşundaki güzel Fatma’ya duyduğu platonik aşksa, çevresindekiler tarafından acımasızca sömürülür ve onu deliliğin sınırlarına kadar götürür…Orhan Kemal, ’72. Koğuş’ta insanoğlunun koşullara karşı direnme iradesi gösterememesini öne çıkarır daha çok. Başkahramanımız Ahmet Kaptan, insanlığından hiçbir şey kaybetmese de, cezaevindeki gardiyanından mahkûmuna herkesin kaçınılmaz bir karakter deformasyonuna girmesidir Orhan Kemal’in asıl ilgilendiği. Yazarın ‘âdemoğulları’ dediği sefaleti yoğun biçimde yaşayan 72. koğuş mahkûmlarının, parası olan ‘beyler’le aralarında oluşan sınıfsal uçuruma da dikkat çeken metin, Türkiye’nin o dönemlerdeki toplumsal çöküşünü cezaevine taşır bir bakıma. Eşitsizliğin, adaletsizliğin hüküm sürdüğü Türkiye’nin aynasıdır adeta bu cezaevi.Toplumsal yozlaşmayı hâkim olgu olarak metnine taşısa da, bu yozlaşmanın sonucu olarak ortaya çıkan bireysel bir trajediyi de yamacımıza taşır Orhan Kemal, Ahmet Kaptan’ın trajedisini. Olaylara ‘pembe gerçekçi’ bir çerçeveden yaklaşan ve naifliğiyle öne çıkan bu karakter, olanca kirlenmişliğin ortasında ‘insan’ olduğunu unutmamaya çalışır, son ana kadar. Çevresindeki herkesin menipülatif hamleler yapması, onun insanlığından bir şey götürmez ama ruhsal dengesi giderek bozulur. Kendisi gibi olmayanı ‘tükürür’ toplum, her zaman olduğu gibi...We have made it easy for you to find a PDF Ebooks without any digging. And by having access to our ebooks online or by storing it on your computer, you have convenient answers with The Prisoners. To get started finding The Prisoners, you are right to find our website which has a comprehensive collection of manuals listed.
Our library is the biggest of these that have literally hundreds of thousands of different products represented.
Pages
102
Format
PDF, EPUB & Kindle Edition
Publisher
Everest
Release
2019
ISBN
6051415947

The Prisoners

Unknown Author
4.4/5 (1290744 ratings)
Description: Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden biri olan Orhan Kemal'in başyapıtlarından biri olan 72. Koğuş, insan haysiyetinin düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını ve sevgisini korumuş olan Orhan Kemal, bu derin çukura yuvarlanmış olan insanların, en yakınını bile üç kuruşa vurabilecek kadar alçalmış olanların dünyasını bir koğuşun karanlığında anlatırken bile direnişin sesini duyuruyor okurlarına. Alçalışın bile yok edemeyeceği insanlık onurunu dile getiriyor.Orhan Kemal'in kitapları bîr okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Orhan Kemal'in kitapları bîr okurum hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir.“Eşe dosta selam, inandığım doğruların adamı oldum, böyle yaşadım, karınca kararınca bu doğruların savaşını daha çok sanatımda yapmaya çalıştım, kursağıma hakkım olmayan bir tek kuruş dahi girmemiştir.” Orhan Kemal (ölümünden üç ay önce yazdığı bir söz)Orhan Kemal’in başyapıtlarından 72.Koğuş, insan onurunun düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir.Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını ve sevgisini korumuş olan Orhan Kemal; okurlarına, bu derin çukura yuvarlanmış olan insanların, en yakınını bile üç kuruşa vurabilecek kadar alçalmış olanların dünyasını bir koğuşun karanlığında bile direnişin sesini duyuruyor. Alçalışın bile yok edemeyeceği insanlık onurunu dile getiriyor.1938′de Niğde’de askerliğini yaparken “Maksim Gorki ve Nazım Hikmet kitapları okumak”, “yabancı rejimler lehinde propaganda ve isyana muharrik” suçundan 5 yıl hapis cezasına mahkum edilen Orhan Kemal,1940′ta, Bursa Cezaevi’nde tanıştığı Nazım Hikmet’in görüşlerinden etkilendi; kendisinden Fransızca, felsefe, siyaset dersleri aldı. Orhan Kemal’i şiir yerine roman ve öykü yazmaya teşvik eden de Nazım Hikmet oldu. Özgürlüğüne kavuşmasından sonra 1954 yılında Orhan Kemal adıyla 72. Koğuş hikâyesinin yazarı olur.‘Âdemoğlu’nun dibe vurduğu an – Murat Özer(04/03/2011 tarihli Radikal Kitap Eki)Orhan Kemal ya da gerçek adıyla Mehmet Raşit Öğütçü, edebiyatımızın ‘gerçekçi’ damarının en önemli temsilcilerinden biridir kuşkusuz. Nâzım Hikmet’le Bursa Cezaevi’ndeki kader ortaklığının ardından edebiyata kanalize olan ve ‘yitik’ yaşamlara uzattığı aynayla kendi biçemini ortaya çıkarma becerisini gösteren yazar, Türkiye’nin (aynı zamanda devletin) yaşadığı (yaşattığı) ‘çözülme’yi ilk elden yansıtmasıyla benzersiz bir ‘saptayıcı’ olmayı da başarır eserlerinde. Temelde hikâye ve romanlarıyla öne çıksa da, oyun yazarlığıyla da dikkat çeker Orhan Kemal.Daha sonra oyunlaştırdığı uzun hikâye formundaki 1954 tarihli başyapıtı ‘72. Koğuş’, Orhan Kemal’in bir ‘gözlemci’ olarak gösterdiği yetkinliğin en önemli yansımalarından biridir. Türkiye’nin hem politik hem de toplumsal olarak zor bir dönemden geçtiği 2. Dünya Savaşı yıllarında bir cezaevini mekan edinen bu hikâye, cezaevinin ‘çulsuzlar’ının bir araya geldiği 72. koğuşta yaşanan sağlam bir trajediyi ameliyat masasına yatırır. Bütün olumsuz koşullara rağmen koğuşun ‘adam’ gibi kalabilen tek mahkûmu olan Ahmet Kaptan’ın beklenmedik bir çıkışla başlayıp sürekli dibe doğru sürüklenen serüvenini takip ederiz. Annesinden gelen 150 lirayla ‘ağa’ statüsüne taşınan bu karakter, kendisinden ziyade çevresindekileri mutlu etmeye çalışır, koğuştaki diğer mahkûmların ihtiyaçlarını giderir. Kadınlar koğuşundaki güzel Fatma’ya duyduğu platonik aşksa, çevresindekiler tarafından acımasızca sömürülür ve onu deliliğin sınırlarına kadar götürür…Orhan Kemal, ’72. Koğuş’ta insanoğlunun koşullara karşı direnme iradesi gösterememesini öne çıkarır daha çok. Başkahramanımız Ahmet Kaptan, insanlığından hiçbir şey kaybetmese de, cezaevindeki gardiyanından mahkûmuna herkesin kaçınılmaz bir karakter deformasyonuna girmesidir Orhan Kemal’in asıl ilgilendiği. Yazarın ‘âdemoğulları’ dediği sefaleti yoğun biçimde yaşayan 72. koğuş mahkûmlarının, parası olan ‘beyler’le aralarında oluşan sınıfsal uçuruma da dikkat çeken metin, Türkiye’nin o dönemlerdeki toplumsal çöküşünü cezaevine taşır bir bakıma. Eşitsizliğin, adaletsizliğin hüküm sürdüğü Türkiye’nin aynasıdır adeta bu cezaevi.Toplumsal yozlaşmayı hâkim olgu olarak metnine taşısa da, bu yozlaşmanın sonucu olarak ortaya çıkan bireysel bir trajediyi de yamacımıza taşır Orhan Kemal, Ahmet Kaptan’ın trajedisini. Olaylara ‘pembe gerçekçi’ bir çerçeveden yaklaşan ve naifliğiyle öne çıkan bu karakter, olanca kirlenmişliğin ortasında ‘insan’ olduğunu unutmamaya çalışır, son ana kadar. Çevresindeki herkesin menipülatif hamleler yapması, onun insanlığından bir şey götürmez ama ruhsal dengesi giderek bozulur. Kendisi gibi olmayanı ‘tükürür’ toplum, her zaman olduğu gibi...We have made it easy for you to find a PDF Ebooks without any digging. And by having access to our ebooks online or by storing it on your computer, you have convenient answers with The Prisoners. To get started finding The Prisoners, you are right to find our website which has a comprehensive collection of manuals listed.
Our library is the biggest of these that have literally hundreds of thousands of different products represented.
Pages
102
Format
PDF, EPUB & Kindle Edition
Publisher
Everest
Release
2019
ISBN
6051415947
loader